Çölün ortasında kurulmuş, otel ve kumarhaneleriyle ünlü yapay kentlerden Las Vegas’a yolum düştü Nisan ayı başında. Uzun uzun anlatmak yerine birkaç fotoğrafla Vegas gezimden bazı kesitler sunmak istedim.
1. Amerika denince yemek porsiyonlarının büyüklüğünden bahsetmek adettendir. “Amerika’da hiç bir şeyi büyük boy sipariş etme.” ilkesinden ayrılıp büyük boy latte sipariş edildiğinde karşılaştığımız durum:
2. İnşaat sektöründe gariplikler konusunda (ahşap yangın merdiveni gibi) ünlü bir millet olduğumuzu düşünürüz hepimiz ama bu durum bize özgü değil. Karşınızda “Boşluğa Açılan Kapı” isimli eseriyle bir Vegas oteli:
3. Amerikalılar futboldan anlar mı bilinmez ama Vegas’ta söz konusu bahis veya kumarsa Şampiyonlar Ligi maçını dev ekranda izlerseniz. Tek sorun maçın öğle saatlerinde oynanması:
4. Amerikalıların enteresan özelliklerinden bir tanesi de eğer bir şey onlara uzaksa o şeyi kendilerine getirmesini biliyorlar. Bu konuda tek rakipleri Dubai.
5. Konu her ne olursa olsun son teknolojiyi takip etmek lazım tabi. Ama hayatında en az bir Amerikan filmi izlemiş birinin bile çözebileceği bir konu için NFC kullanmanın ne alemi var demeden edemiyor insan.
6. Vegas’taki otellerin önemli bir parçası da içerisindeki alışveriş mekanları. Beni en çok etkileyen vitrin ise dikiş makineleriyle dolu All Saints mağazası oldu.
7. Güvenlik denince akla gelen araçların başında geliyor kameralar. Ama korunması gereken bazı şeyler birden fazla kamerayı hak ediyor belli ki.
8. Vegas’ta her otelin kendine has, etkileyici bir tasarımı var. Aralarında en iç açıcı bulduğum otel:
9. Eğer ki Türk’sen Amerika’da outlete uğrayacaksın. Her ne kadar oradaki ürünlerin bir kısmı Türkiye’de üretiliyor, hatta Türk markaları gelip boy gösteriyor olsa da:















