Archive | Şubat, 2010

Futbol Sadece Futbol Değildir

Sıklıkla duyduğumuz cümlelerden bir tanesidir “Futbol (asla) sadece futbol değildir.” Twitter’dan takip ettiğim iki futbol (spor) adamının karşılıklı paslaşmaları bana bu cümleyi hatırlattı ve ben de FriendFeed’de bunu paylaşsam mı derken konuyu bloguma taşımaya karar verdim.

Lafı çok uzatmadan söz konusu diyalogla sizi başbaşa bırakıyorum, eğer futbolun neden sadece futbol olmadığı konusunda fikirleriniz varsa yorumlardan veya FriendFeed’den paylaşabilirsiniz.

Aşağıya da FriendFeed’deki tartışmayı ekliyorum:

Comments { 0 }

Okula Yeniden Merhaba

2009 yılını kapatırken en çok yapmayı istediğim şeylerden birisi de işle birlikte devam ettirebileceğim, yarı zamanlı bir programa kayıt olmaktı. Advertising and and Digital Communication programı için yaptığım başvuru dün sonuçlandı ve önümüzdeki Salı günü yeniden okul sıralarına dönüyorum. Özellikle programa katılan diğer profesyonellerin deneyimlerinden çok değerli şeyler öğreneceğimi umuyorum. Bakalım yeni okul ve eğitim neler getirecek?

Comments { 0 }

Çok gezen mi çok okuyan mı?

“Çok gezen mi bilir çok okuyan mı bilir?” konusu hemen hepimizin bir dönem kafa patlattığı klişe tartışmalardan bir tanesi. Geçenlerde FriendFeed‘de yine bu konuyla ilgili bir girdi görünce aklıma yıllar önce duyduğum bir hikaye geldi. İlginçtir, hikayeyi çok net hatırlamakla birlikte bu hikayeyi bana kimin aktardığını hatırlamıyorum. Eğer aşağıdaki hikayeyi anlatan kişi bu yazımı okuyorsa yorumlarda belirtebilirse sevinirim.

Yıllar yıllar önce Evliya Çelebi’nin yolunun düştüğü kasabaların birinde biyoloji ile ilgili çalışmalar yapan bir bilim adamı varmış. Bu bilim adamı yaşamının son 40 yılını canlıların üreme yöntemleriyle ilgili genel geçer bir kural bulmaya adamış. Gözlemlerinden, deneylerinden ve o ana kadar okuduğu kaynaklardan yola çıkarak hangi canlıların yumurtayla hangi canlıların doğurarak ürediği noktasında genel bir çıkarımda bulunanamış. Evliya Çelebi de ünü yayılan bu bilim adamıyla tanışmak istemiş. Ve buluştuklarında şöyle demiş:

Son 40 yılını, neredeyse tüm ömrünü canlıların üreme yöntemlerini araştırmak üzere harcadığını duydum. Keşke daha önce karşılaşsaydık, ben sana hemen söylerdim. Kulakları görünür biçimde dışarıda olan canlılar doğurarak, kulakları gözükmeyen canlılar da yumurtayla ürer.

Evliya Çelebi’nin bu genellemesinin doğruluğundan daha çok (ki bildiğim kadarıyla istisnaları var, örneğin akvaryum balıkları), kendisinin 40 yıl harcanmış ve dönemine göre bilimsel bir çalışmanın sonucuna gezi tecrübesiyle varabilmesi daha etkileyici. Bu yazıyı burada noktalıyor, “Yurtdışında eğitim ve yurtdışında yaşamak hakkında başka bir yazıyla bu noktaya geri döneceğim.” diye not alıyorum.

Comments { 2 }